Anasayfa

Allah(cc)

Allah’ın hem zâtı ezelî, hem de sıfatları... Bizim ise zâtımız ve sıfatlarımız sonradan yaratılmış... Elbette biz onun ne zâtını, ne de sıfatlarını lâyıkıyla bilemeyiz, ezelî ve zamandan münezzeh oluşunu hakkıyla kavrayamayız... Nasıl kavrayabiliriz ki, henüz zamanın ne olduğunu bile anlamış değiliz!..

Şurası bir gerçektir ki; varlık âlemi sadece beş duyu ile hissedilebilenlerden ibaret değildir. İnsan, görme duyusu ile, sadece madde alemini görür. Diliyle tatlar âlemini, kulağıyla sesler âlemini, burnuyla kokular âlemini hisseder. Hâlbuki; elektrik, yerçekimi, ışınlar alemi, radyoaktif dalgalar ve nice gerçekler vardır ki, bunlar, ne görülürler ne de işitilirler.

Varlıklar prensip olarak iki kısımda mütalaa edilir:

Başlangıcı olmayan, üzerinden yokluğun geçmediği ezelî varlık; Allah.

Bir başlangıcı olan, üzerinden yokluğun geçtiği hâdis / sonradan var olan varlık; Allah’tan başka her şey...

Kur'an-ı Kerim'de kafirlere mühlet verilmesinin hikmetleri anlatılır. Bunlardan biri onların imana gelmesine fırsat tanımaktır. Nitekim şu ayetler bunu açıklamaktadır:

Evvela, bildiğimiz kadarıyla şeytan da Allah’ı görmemiştir. Gördüğüne dair ne bir ayet ne de bir hadis vardır. Ayrıca şeytan da imtihanın bir unsuru olarak var edilmiştir.

Allah isminin etimolojisi üzerinde İslam bilginleri ve Arap Dili uzmanları tarafından farklı görüşler ileri sürülmüştür. Kelimenin herhangi bir kökten türemiş olmayıp, sözlük manası taşımadığı ve gerçek mâbudun özel adını teşkil ettiği, yahut sözlükte bir anlamı olsa bile gerçek mâbuda ad olunca bu anlamı kaybettiği çoğunluk tarafından benimsenmektedir.

İtaat edenlere merhamet etmek Allah’ın sonsuz rahmetinin bir gereği olduğu gibi, isyan edenlere ceza vermek de O’nun nihayetsiz izzetinin bir yansımasıdır.

İtaat edenlerle isyan eden kâfirleri aynı kefeye koymak, adalet anlayışıyla da bağdaşmaz.

Allah bâkî’dir, asla ölmeyecektir. Ahiret yurdunun varlığı ve ebediliği O’nun bu sonsuz varlığının bir göstergesi olarak söz konusudur. Ezel ve ebed sultanı olan Allah’ın varlığının sonsuzluğu, saltanatının da sonsuzluğunu ister.

Aslında insanlık tarihi boyunca Allah’ın varlığının inkârı çok azdır. Genellikle başka nesnelere tapan müşrikler bile doğa üstü bir kuvvet sahibi varlığa/Allah’a inanıyorlardı. Bu gerçeği göz önünde bulunduran Kur’an, daha çok Allah’ın birliğini nazara vermiştir.

Kur’an’da defalarca tekrar edilen “Allah her şeyi hakkıyla bilendir / bilmektedir.” (bk. Bakara, 2/29, 282, Al-i İmran, 3/92; Nisa, 4/176) mealindeki ayet ve benzerlerinde, başka bir ihtimale meydana vermeyecek açıklıkta, Allah’ın -geçmiş, gelecek- her şeyi bildiği ifade edilmektedir.