Anasayfa

Hz.Muhammed(sav)

İslam hukukunun temelini teşkil eden meseleler vahye dayanır. Ana hatlarıyla Kur'an'da yer alır. Yani hukuki esaslar kainat Yaratıcısı tarafından tespit edilip tayin edilmiştir. Hangi devir, hangi iklim ve şartlar içinde yaşanırsa yaşansın bu esaslar toplumların huzur kaynağı ve rahat vesilesidir. Çünkü hükümler insan yaratılışına en uygun olanıdır.

“İlla ki evlilik şart mı idi?” şeklindeki sorunuza cevabımız: “Öyle bir şart, bir gereklilik yoktur. İslam’da bu evlilik, -ağır şartlara bağlanmış- sadece bir ruhsattır, izindir.”

Dört mezhep imamlarının da içinde bulunduğu alimlerin büyük çoğunluğuna göre, erginlik çağına girmemiş bir kız çocuğun uygun bir kimseyle evlendirilmesi caizdir.  Dayandıkları deliller ise şöyledir:

Söylenen şudur; hür kadınlarla evlenmek için onların bu işe rızalarıyla "evet” demeleri gerekir. (Kadının velisi hususundaki farklı mezhep görüşlerinin detaylarını burada söz konusu etmiyoruz). Halbuki cariyenin nikahı, onun ganimet veya satın alma yoluyla temlik edilmesidir. Onun bu konuda izni ve rızası talep edilmez.

Cevap 1:

 

Kuranı kerim bize öncelikle tek eşliliği tavsiye etmektedir. Ancak şartlar gereği birden fazla evliliğin gerekli olduğu durumlarda adaletli olmayı emretmektedir.

Ayrıca islam birden ikiye üçe çıkarmamış, daha yüksek sayılardan aşağıya çekmiştir. Kadın neslinin erkeklere göre fazla olması da kadınlara meşru yoldan bir yol açılmış oluyor.

Dinimizin ıslah edip düzelttiği müesseselerden birisi de "miras" hukukudur. Başta cahiliye dönemindeki Araplarda olmak üzere Çin, Roma, Japon hukukunda kadın mirastan tamamen mahrum bırakılmıştı.

Kadınlar, layık oldukları mevki ve değeri İslâm dini ile kazanmışlar, tarih boyunca özledikleri huzur ve saadete ulaşmışlardır. İslâm hukuku kadın ve erkek münasebetlerinde ifrat ve tefrit uygulamaları kaldırmış, iki cins arasında tam bir denge ve ahenk kurmuştur.

İslam öğretisinde kadın ne şeytandır; ne kötü anlamıyla fitne, ne de fesattır. Kadın Allah katında vahye muhatap olacak kadar akıllı ve duyarlı (Hz. Meryem), Hz. Musa'yı, Firavun'un sarayında yetiştirecek kadar cesur, şefkatli ve kocasından bağımsız (Hz. Asiye), yüce yaradılışta bir varlıktır. Kadın ayrıca son Peygamberin soyunu devam ettiricidir. (Hz. Fatıma)

Beşerin beşer sıfatları altında, Allah Teâlâ’nın hitabına muhatap olması güçtür. Yine bu sıfatlarla meleklerle karşılaşmak da kolay bir şey değildir. Böyle bir irtibat ancak beşeriyetten sıyrılıp, melekût âlemine girmekle mümkün olabilir. İşte Hz. Peygamber (asv)’in bu beşeri sıfatlardan sıyrılıp, vahiy alır duruma gelmesi, onda bazı hallerin meydana gelmesine sebep olmuştur.