Anasayfa

Kur'an

"Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibadet ediniz ki takva mertebesine nâil olasınız." ayetinde bu sorunun cevabı verilmektedir.

Yer ve gökyüzü sayfalarına dikkatle bakan kimse açıkça anlar sonsuz bir kudret ve zenginlik sahibi birisi var. Kendisinin en küçük kalbî ihtiyacını görmekle beraber, güneş sistemindeki yıldızları da o ayakta tutuyor. Trilyonlarca canlının hemen her gün rızkını o, temin ediyor. Bitkilerin yağmur ihtiyacını o karşılıyor; denizin, derinliğindeki balıkları o besliyor.

İlgili ayetlerin meali şöyledir:

“Hem dünya hareketiyle sizi sarsmasın diye, yeryüzüne sabit dağlar koydu. Amaçlarınıza ermeniz için ırmaklar, geçitler yerleştirdi.” (Nahl, 16/15)

İslâmiyet, insanlık için bir saadet ve rahmet vesilesidir. Onun şefkat kanatları ve geniş müsamahası kendisine tâbi olmayanları da kuşatmıştır. Diğer dinlerin mensupları kendi dinlerinde görmedikleri rahat ve refahı İslâm'da bulmuşlar, bir İslam beldesinde hiçbir sıkıntıya maruz kalmadan hayatlarını devam ettirmişlerdir.

Bu konuyu Üstad Bediüzzaman şöyle ifade etmektedir:

“Eğer desen: "Bir çok defa dua ediyoruz, kabul olmuyor. Halbuki, âyet umumîdir... her duaya cevap var ifade ediyor.

Kürsî, sözlükte bir kişinin oturduğu yüksek sandalye, taht mânâsına geliyor. Kavram olarak, gökleri ve yeri kaplayan büyük bir cisim anlamına gelirken, mecaz olarak, ilim, hâkimiyet, kudret, saltanat, azamet mânâlarını ifade ediyor.

Yahudîlik dini İsrail milletiyle öyle kaynaşmış ki bir bütünlük arz etmiş ve İsrail milliyeti, Yahudilik diniyle o kadar iç içe girmiş ki, bu din millî bir kimlik kazanmıştır.

Hz. Yakup (as)'ın bir ismi de "İsrâil"dir. Bu kelimenin İbrânîce’deki anlamı, Abdullah (Allah'ın kulu) ve Safvetüllah /Allah'ın tertemiz kulu demektir.

Öncelikle söyleyelim ki, Kur’an’a göre Tevrat, Hz. Musa (as)’a, İncil ise Hz. İsa (as)’a indirilmiş semavî kitaplardır. Kur’an’ın Allah’ın kelamı olduğuna iman etmek zorunlu olduğu gibi,  Tevrat ve İncil adında Yahudi ve Hristiyanların kitaplarına iman etmek de İslam dininde zorunludur.

Enam Suresi, ayet 34:

"Senden önce de peygamberler yalanlanmıştı. Kendilerine yardımımız gelinceye kadar yalanlanmaya ve eziyet olunmaya sabrettiler. Allah'ın sözlerini değiştirecek hiçbir kimse yoktur. Şüphesiz ki sana, peygamberlerin haberlerinden bir kısmı gelmiştir."

Kur'an-ı Kerim, insanın muhtelif yaratılış devrelerinden bahseder. Bunu ana hatlarıyla ikiye ayırmak mümkündür. Birisi; ilk insan Hz. Adem (as)'ın, ikincisi de diğer insanların yaratılmasıdır. Bu farklı yaratılışlara bazen ayrı ayrı ayetlerde, bazen de aynı ayette dikkat çekilir. Nitekim Mü'minun suresinde;