Anasayfa

Söylenen şudur; hür kadınlarla evlenmek için onların bu işe rızalarıyla "evet” demeleri gerekir. (Kadının velisi hususundaki farklı mezhep görüşlerinin detaylarını burada söz konusu etmiyoruz). Halbuki cariyenin nikahı, onun ganimet veya satın alma yoluyla temlik edilmesidir. Onun bu konuda izni ve rızası talep edilmez. Çünkü, o –söz gelimi- bir ganimet malı olarak sahibinin meşru payına düşmüştür. Ayrıca iznine ihtiyaç yoktur.

- Cinsi ilişkiye girmek konusunda, erkeğin kendi eşinden de izin alması, onun rızasını alması gerekmez. Yani, şayet onun rızası dışında böyle bir ilişkiye girerse bu zina sayılmaz. Fakat bu hukukî bir prosedürdür. Rıza konusu, burada daha çok insanların karşılıklı sevgi ve saygı esasına dayalı olan bir konudur. Elbette hem eşlerde hem de cariyelerde aranmalıdır. Nitekim Efendimiz (a.s.m) bu konuda özetle şöyle buyurmuştur:

“Biriniz hanımıyla veya cariyesiyle ilişkiye gireceği zaman, onu tahrik edecek ön mukaddimeler yapsın. Bir hayvan gibi bir anda -sırf kendi duygularını tatmin etmek için- hareket etmesin.”( el-Irakî, Tahricu ahadisi’l-İhya-ihya ile birlikte- 2/52). Bu hadiste, kadının veya cariyenin rızasının ötesinde, onun duygularına da riayet edilmesinin altı çizilmiştir.
 
- Şunu unutmayalım ki, bu gibi konular -İslam’da olsun, başka sistemlerde olsun- yasa ile düzenlenmez. Bunlar insanların akıllarına, vicdanlarına, ferasetlerine, insanlıklarına bırakılır.