Anasayfa

- Aslında, insan oğlunun vücudunda bulunan elementler, evrendeki elementlerin aynısı olduğu gibi, onun bünyesinde var olan maddî-manevî cihazlar da  kâinattaki bazı alemlerden haber vermektedir. Örneğin; insandaki kalp, Arş’ın bir numunesi olduğu gibi, kuvve-i hafızası da Levh-i Mahfuzdan haber vermektedir. Yine, insandaki hayal dünyası, misal aleminden, ruhu, alem-i ervahdan haber vermektedir.

İnsana hizmet edecek şekilde düzenlenen kâinatın kapıları zahiren açık görünse de, gerçekte kapalıdır. Onların anahtarı ise, insanın “ene”sine, öz benliğine bağlanmıştır. Allah’a kulluk görevini yerine getirdiği nispette insanın, öz benliğindeki anahtarlar işlemeye başlar ve o anahtarlar gizli alemlerin kapılarını açarlar(bk. Sözler, Otuzuncu Söz, s. 536).

Misal alemine seyahat eden velilerin verdikleri haberler, bunun açık delilidir. Öyle anlaşılıyor ki, şu görmekte olduğumuz şahadet alemi, Berzah,  Misal,  CeberutMelekut alemleri gibi gaybî alemlerinin üzerinde serilmiş tenteneli bir perdedir.

- Bu gözlerimiz, bir çok hikmete binaen, gaybî alemleri göremez. Çünkü, gaybî ilimlerin ve alemlerin gizli kalmasında; insanlar için sayısız faydalar vardır. Düşünün, bir insan Levh-i Mahfuz'da yazılı olan kendi ecelinin zamanını, kendisiyle birlikte candan sevdiği ailesinin onlarca ferdinin ölüm zamanını görse, öğrense, hayattan nasıl lezzet alabilir?

- Allah, insanların gözlerinde, cinleri görecek bir idrak, bir algılama kabiliyeti vermemiştir. Onun için insanlar onları göremiyorlar. Cinlerin gözlerinde ise, insanları görebilecek bir algılama kabiliyeti yaratmıştır. Bu sebeple cinler insanları görebiliyorlar.

- İnsanın hem maddi bir bedeni hem de manevi boyutu olan ruhu vardır. Maddi bedeni gördüğümüz halde manevi yönlerini göremiyoruz. Gözü, kulağı görüyoruz, ama görmeyi ve duymayı göremiyoruz. Bedeni görüyoruz ama, sevgi, endişe, öfke, merak gibi binlerce hissiyatımızı göremiyoruz. Fakat görmüyoruz veya göremiyoruz diye onların varlığını da inkar edemiyoruz. Bunun gibi kainatta iç içe olan o alemleri de göremeyişimiz, onların olmadığı anlamına gelmez.

Demek ki, kainatın da büyüklüğe göre, maddi ve manevi; görünen ve görülmeyen alemleri vardır. Bunu açıklarken kullandığımız ifadeler farklı bile olsa, işin özü aynı şeye dayanır. Aynı şeyden bahsedilir.